(Last Updated On: 27 Nisan 2018)

Himalaya tuz solesi Himalaya tuz kristali ve su bedenimizde olumlu bir etkiye sahiptir.Bedenin kendini yenileme kapasitesini uyarmak ve dengemizi yeniden oluşturmak için su ve tuzdan daha doğal bir yol bulunmamaktadır. Himalaya tuz solesi, fiziksel ve duyusal dengemizi (içsel uyum) yeniden keşfetmemize ve enerji düzeylerini artırmamıza yardımcı olur.

Himalaya Tuz Solesi

Bir miktar suya bir miktar kristal tuz koyarak çözünmesi ile elde edilir. Elde ettiğimiz ve sole adını verdiğimiz ürün artık ne tuz ne de sudur, elde edilen şey ENERJİ KAYNAĞI SOLE’ dir ve elde edilen ürünü tuzlu su diye tanımlamakta yanlıştır.


Tuzun SavunmasıKavanozun içinde himalaya tuzu

“Sizlere yıllarca sofralarınızda yer alan işlenmiş sofra tuzunu sırf aromatik benzerliğinden dolayı tuz diye tükettirdiler ve sonrada beni tuz zehirlidir, zararlıdır diye tüm yaşamınızdan çıkartmaya kalktılar.Üstelik hakettiğim değeri alamadığım gibi bir de kendimi savunma durumunda bırakıldım. Oysa ben sizin yaşamınız da en temel besin maddesi olan suyun vücudunuzda yaşatılması için olmazsa olmaz bir faktörüm.”

1- Sole nedir? Nasıl hazırlanır?

Sole 250 milyon yıl önce iç denizlerin yüksek güneş ışığı ile kuruması sonucu oluşan Himalaya Kristal Tuzunun, içme suyumuza katılarak %26 yoğunlukta çözeltiye dönüşmesine verilen karışımın adıdır,Himalaya tuz solesi. Diğer bir adı da “ışık suyu” veya “sıvı güneş”tir.

Himalaya tuz solesi hazırlamak için ağzı kapatılabilir cam bir kavanoz (kavanoz kapağının metal olmamasına dikkat ediniz) temin ediniz. Kavanoz içini bir miktar kristal Himalaya tuzu ile doldurunuz (ölçü önemli değildir, kavanozun yarısına kadar koyabilirsiniz.)

Daha sonra Himalya tuzununuzun 2-3 santim kadar yukarısında olacak şekilde kavanozunuzu su ile doldurun. (içilebilecek kalitede su kullanmalısınız)

Her türlü teması önlemek için kavanozun kapağını kapatın. 3-4 saat bekletin. Çözeltiniz %26 oranında yoğunlaşır ve kristaller çözünür ve ağaçtan yapılmış bir kaşık ile Himalaya tuz solesi kullanıma hazırdır. Yoğunluk noktasına ulaşıldığında kristaller daha fazla erimeyecektir.  Soleniz kullanıma hazırdır.

2- Tuzlu su kürünü nasıl kullanmalıyım?

Yemeklerden yarım saat önce bir bardak içme suyuna bir çay kaşığı ölçeğinde tuzlu su (sole) yi katıp için, üstüne bir bardak daha temiz içme suyu içip yarım saat sonra kahvaltı, öğlen yemeği veya akşam yemeğini yiyin. Gün boyu 2 – 2,5 litre su tüketin. Tansiyon problemi olanların kullanım ölçekleri farklıdır. ılk üç hafta için 1 litre suya bir çay kaşığı, 3. haftadan itibaren 1 litre suya bir tatlı kaşığı, 6-8 haftadan sonra ise her öğünde 1 bardak suya 1 çay kaşığı Himalaya tuz solesi eklenebilir yine üstüne 1 bardak temiz içme suyunu içmeyi ihmal etmemek gerekmektedir.

3- Tuzlu su tansiyonumu yükseltmez mi?

Tansiyonu yükselten sadece rafine edilmiş sofra tuzudur. Sofra tuzu hem kimyasal olarak bir zehirdir, hem de vücut için agresif bir maddedir. Vücut bu agresif maddeden kurtulmak için hem vücut suyunu hem hücre suyunu kullanır. Oysaki kristal tuz suyla alındığında içindeki 84 mineral diğer hücrelerde olduğu gibi kan ve damar hücrelerinde de proteine dönüşür, hücreyi besler. Kan ve damar hücrelerini beslediğinden dolayı, tansiyonu yükseltmez tam tersine tansiyonu düzenler ve dengede tutar.

4- Kristal tuz böbreklerime zarar verir mi?

Kristal tuz; suyla birlikte vücuda alındığı zaman diğer hücrelerle birlikte böbrek hücrelerini de besler. Günlük ortalama 2 – 2,5 litre içme suyunu vücudunuza aldığınız zaman böbrekler; vücutta biriken toksinleri ve zehirli maddeleri düzenli olarak vücuttan atarlar. Kristal tuz, temiz içme suyu ile böbrek hücrelerinin daha düzenli daha sağlıklı ve daha dengeli çalışmasına yardımcı olur. Yeter ki günlük içme suyu ihtiyacınızı ihmal etmeyin.

5- Tuzlu su çözeltisi kilo vermeme yardımcı olur mu?

Yemeklerden yarım saat önce içilen bir bardak tuzlu su ve hemen üstüne alınan bir bardak temiz içme suyu; hızla kana karışıp hücrelere ulaşacağından, vücudun açlığa mı susuzluğa mı ihtiyacı olduğunu beyin fark edecektir. Tuzlu suyla alınan mineraller mide hücrelerinde protein ve enerjiye dönüşeceğinden dolayı, fazla yemek yeme olayı ortadan kalkacaktır.Su ve tuz bileşimi vücutta biriken fazla yağlara hızla yönelerek bu yağların yavaş, yavaş çözülüp vücuttan atılmalarını sağlar. Tuzlu su çözeltisi, her gün kesintisiz uygulanmaya devam edildiği taktirde, vücudun iki-üç ay gibi kısa bir zamanda, hem yemek yeme dengesinin sağlanmasına, hem de fazla kilolardan arınmasına yardımcı olur. Bunun için düzenli tuzlu su kullanımı yeterlidir.

6- Yüksek tansiyonumu yenmeme yardımcı olur mu?

Genel olarak tansiyon rahatsızlığı, vücudun uzun yıllar boyunca susuz bırakılması ve vücutta su kıtlığı sonucu oluşan bir rahatsızlıktır. Yüksek tansiyonu yenmek için tuzlu su kürünü doğru kullanmak gerekir. Tansiyon problemi olanların kullanım ölçekleri şöyle olmalıdır;

  • İlk üç hafta için 1 litre suya bir çay kaşığı,
  • 3. haftadan itibaren 1 litre suya bir tatlı kaşığı,
  • 6-8 haftadan sonra ise her öğünde 1 bardak suya 1 çay kaşığı Himalaya tuz solesi eklenebilir yine üstüne 1 bardak temiz içme suyunu içmeyi ihmal etmemek gerekmektedir. Daha sonra tuzlu su kürü normal olarak kullanılabilir. Bu arada tuzlu su kullanırken tansiyon bazen yükselmiş, bazen düşmüş gözükebilir, endişeye gerek yoktur. Vücut normal değerlerine geri dönüyor demektir.

7- Gut ve antritimi yenmeme yardımcı olur mu?

Gut; vücudun ihtiyacından fazla alınan hayvansal proteinlerin ürettiği ürik asitin , eklemlerde ve kemik uçlarında kristalleşerek birikmesidir. Antrit ise; romatizma eklem iltihaplanmasıdır. Her ikisinin de sebebi bağışıklık sistemi değil vücudun kronik su kıtlığı çekmesidir. Her öğünden yarım saat önce aç karınla bir bardak içme suyuna bir çay kaşığı Himalaya tuz solesi ilave ederek içmek ve üstüne bir bardak temiz içme suyu daha içmek gerekir. Bu uygulama birkaç ay düzenli olarak yapılırsa her iki rahatsızlığında vücuttan atılmasına yardımcı olur. Yalnız, gutu olanların bu uygulama ve esnasında hayvansal proteinden uzak durması gerekir. Antriti olanlarında, ağrıyan eklem bölgelerine, bol tuzlu suya bastırılmış sargı bezlerini sararak yatmaları yeterli gelecektir. Ayrıca ürik asitin ve iltihapların vücuttan sökülüp atılması için günde ortalama 2–2,5 litre su tüketmeleri gerekir.

8- Böbreklerim yavaş çalışıyor, bu tuz böbreklerime zarar verir mi?

Böbreklerinin görevlerini yapamamasının tek nedeni vücudun kronik su kıtlığı çekmesidir. Eğer vücudun günlük olarak ihtiyaç duyduğu 2–2,5 litre suyu düzenli olarak vücuda verirsek, yani vücudun günlük su ihtiyacını düzenli olarak karşılarsak, böbreklerde her gün düzenli olarak vücuda alınan tuzun 5–7 gr kadarını çözüp dışarı atar. Böbrekler işlevlerini yerine getirmekte zorlanıyorsa, vücuda birden iki litre suyu yüklemek doğru değildir. Vücudun su ihtiyacını yavaş yavaş arttırarak karşılamak gerekir. Aynı şekilde tuz ihtiyacını da haftalara yayarak su ve tuz ihtiyacımızı yavaş yavaş arttırarak alırsak, birkaç ay sonra sorunun kendi doğallığında çözülmesine ve böbreklerin işlevsel hale gelmesine yardımcı olur.

9- Su ve tuz şeker hastalığımı yenmeme yardımcı olur mu?

şeker hastalığının temel nedeni; pankreas bezinin kronik su kıtlığı çekmesidir. Vücut su kıtlığı çekerse beyin; organlar arasındaki su ihtiyacını, organlardan birbirlerine hücre suyunu transfer ederek sağlamaya çalışır. Pankreas hücrelerinden alınan su diğer organ hücrelerine aktarıldığı zaman; pankreasın ihtiyaç duyduğu su vücut dışından karşılanmayınca kronik su kıtlığı başlar. Bu uzun süre devam ederse ortaya çıkan rahatsızlık şeker hastalığıdır. şeker hastalığını yenmenin tek yolu düzenli olarak su içmektir. Bu birden bire olmaz, yavaş yavaş ve bir ay gibi bir zaman içinde düzelebilir. Fakat suyu hücre içinde tutmak ve orada enerjiye dönüşebilmesini sağlamak için doğal tuza ihtiyaç vardır. Tuzlu su çözeltisi; her yemek öğününden yarım saat önce bir bardak içme suyuna bir çay kaşığı kadar Himalaya tuz solesi ilave edilerek içilip, üstüne de bir bardak temiz içme suyu içilirse ve bununla birlikte günde ortalama 2–2,5 litre temiz su içmek alışkanlık haline getirilirse birkaç ay içersinde sorunun kendi doğallığı içerisinde çözülmesine yardımcı olacaktır.

10- Aknelerimden (sivilceler) tuzlu suyla nasıl kurtulurum?

Akne; Ergenlikle birlikte yüz, göğüs ve omuzlarda çıkan yağ bezelerinin iltihaplanmasıdır. Ergenlik çağlarında yağ bezeleri çok daha fazla yağ üretirler. Fazla üretilen yağların vücuttan atılması gerekir. Vücuttan atılamayan yağlar, yağ bezelerinin tıkanmasına ve iltihaplanmasına yol açar. Tuzlu su çözeltisi; her öğünden yarım saat önce bir bardak suya bir çay kaşığı kadar tuzlu su katılıp içilir ve üstüne bir bardak daha temiz su içilirse aknelerden kurtulmaya yardımcı olur. Bununla beraber günlük 2–2,5 litre su içilmelidir ki su bu toksinleri çözüp dışarı atabilsin. Ayrıca gece yatarken yüze ve sivilceli bölgelere tuzlu su sürerek yatmak ve ertesi gün yıkamakta aknelerin yok olmasına yardımcı olacaktır.

11- Tuzlu su astımımı yenmeme yardımcı olur mu?

Akciğerler ve bronşlarımızın sonlarında ‘’alveolar’’ denilen küçücük baloncuklar vardır. Bu baloncukların üstleri kırmızı kan damarlarıyla kaplıdır. Nefes alıp verirken bu baloncuklara oksijen girer karbondioksit dışarı çıkar. Oksijenler bu kan damarlarındaki kırmızı kan hücreleri vasıtasıyla vücudumuzun her tarafına taşınır. Vücudumuz uzun süreli susuzluk yaşıyorsa ‘’alveolar’’ denilen baloncuklar yavaş yavaş büzüşüp küçülürler. Bu büzülüp küçülmeler oksijen ve karbondioksit alış-verişini engellemeye başlar. Kurumaya başlayan bronşlar, yabancı maddelere (toz, polen, virüs vs….) karşı hassaslaşır ve sıvı bir salgı üretirler. Gereksiz yere salgılanan bu salgılar baloncukları doldurarak nefes alıp vermemizi zorlaştırırlar. ışte astım rahatsızlığı bu şekilde oluşur.

Tuzlu su çözeltisi (Sole) hücrelere ulaşabildiğinden ve gerekli mineralleri içerdiğinden astımın yenilmesine yardımcı olacaktır. Bunun yanında ağzı geniş bir tencereye bir buçuk-iki litre temiz içme suyu ve yarım litre Himalaya tuz solesi ilave edip iyice ısıtıp buharlaştırarak tencerenin çevresini kapatacak bir havluyu başımızın üstüne atıp bu tuzlu buhar suyunu içimize çekmekte astımdan kurtulmaya yardımcı olacaktır. Eğer uygulanmak istenirse ağızdan ve burundan bu tuzlu su buharını nefeslemeli ve günde en az bir defa 15–20 dakika bu buharını solumalıyız. (Soluma yaparken tencerenin altı hafifçe yanmalıdır.)

12- Bel fıtığı, boyun fıtığı, eklem ağrısı ve kemik ağrıları için ne yapabilirim?

Tuz yastığını 60-70 derece ısıttıktan sonra havluya sarın ve gece yatarken ağrıyan bölgenizin üzerine koyun. Bu uygulama sabah kalktığınızda kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır. Bu uygulamayı sürekli hale getirmek ve Himalaya tuz solesi kullanımını devam ettirmek sorunun varlık süresine uygun olarak ağrılarınızın kendi doğallığında kaybolmasına yardımcı olacaktır. Fıtık ameliyatlarının ciddi sıkıntıları da beraberinde getirebileceği unutulmamalıdır.

13- Sole başka ne türlü problemlerimize yardımcı olabilir?

  • Kıl (sakal,bıyık,kaş) dökülmesini durdurmaya,
  • Gereksiz tüylerin yok olmasına,
  • Ağız kokusunu giderilmesine,
  • Vücudun terleyen bölgelerine sürüldüğünde ter kokusunun giderilmesine,
  • Horlamanın kesilmesine,
  • Uyku düzenine,
  • Uyku esnasında ağızdan akan sıvının kesilmesine,
  • Gözaltı ve çevrelerindeki sarkmaları ve kırışıklıkların yok olmasına,
  • 1-2 damla Himalaya tuz solesi ilave edilmiş yarım çay bardağı su ile gözlerin günde 2-3 defa banyo ettirilmesiyle gözün görme kalitesinin artmasına ve bunun gibi mevcut sorunlarında hızla düzelmesine,
  • Kulak içine akıtılacak 1-2 damla Himalaya tuz solesi ile çınlamaların ve diğer sıkıntıların azaltılmasına ve giderilmesine,
  • Yüz bölgesinde yüze direk uygulamak sureti ile yağ bezelerinin yok olmasına,
  • Yaşlanma ile birlikte ortaya çıkan ciltteki özellikle yüz bölgesindeki çillerin, kararmaların ve güneş lekelerinin azalmasına,
  • Yaraların çok hızlı bir biçimde iyileşmesine ve mikrobik enfeksiyona kapılmasını önlemeye,
  • Buruna direk Himalaya tuz solesinin çekilmesi ve gargara yapılması ile solunum yollarının açılmasına ve ciddi bir temizliğe de imkan sağlamasına,
  • Diş eti kanamalarını bitmesine ve Himalaya tuz solesi ile yapılan fırçalamayla dişlerin daha beyaz ve sağlıklı bir hale gelmesine,
  • Özellikle burun kenarlarındaki ve yüzdeki siyah noktaların yok olmasına,
  • Sedefmantaregzama ve benzeri cilt rahatsızlıklarında sorunlu bölgeye direk olarak uygulanmasıyla bu gibi sorunların yok olmasına yardımcı olacaktır.

14- Kristal tuzun Alzheimer‘a nasıl bir faydası olabilir?

Sofra tuzuna, kimyasal isimleri çok fazla yer tutacağından üzerinde hiçbir zaman yazılmayan ve zaman zaman harfler ve rakamlarla kısaltılan (E-530, E-533, E 550 gibi) maddeler de ilave ediliyor. Örn. sofra tuzunun iyi serpilebilmesi için alüminyum hidroksit ilave ediliyor. Ve bu tuzu çocukluğunuzdan itibaren ne kadar yiyorsanız, Alzheimer hastalığına yakalanma şansınız da o kadar artıyor. Beyninizde sinir iletişim hatlarında içtepiler iletilemedikçe, adınızı bile hatırlayamazsınız. Ve siz tekrar gerçek doğal tuz almaya başladığınızda, bedeninize ihtiyacı olanı, eksik olanı sağlayarak kendinizi şifalandırırsınız.

15- Tuz ocakları, mağaraları insanların iyileşmelerinde neden bu kadar etkili?

Berchtesgaden’ de (Almanya’da) böyle bir maden ocağı mevcut, buna tıpta Spelyoterapi denilmektedir. Buraya çeşitli alerjileri, astımları olan hastalar iyileşmeye gönderiliyor. Böyle bir tuz madeninde tuzların iyonal etkilerinden dolayı tertemiz bir hava mevcut olup, havada hiçbir toz zerreciği bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra şifayı gerçekleştiren başka etkenler de mevcut. Örn. Velicka’da yerin 226 mt. altında bir tuz madeninin içinde gerçek bir hastane kurulu.

Buraya yılda yaklaşık 3000 hasta gelmekte ve %97’si iyileşip çıkmaktalar. Bu kadar derinlerde yerin altında milyonlarca tonluk tuzun altında muazzam jeomanyetik frekans desenleri yayınlanıyor. Bunlar da hastaların bedenleri üzerinde rezonans yaparak etki yapıyor. Örn. ciğerlerinde rahatsızlığı olan bir hastanın 2,5 saat sonra ciğer değerleri tamamen normale dönmüş ve 2 saat boyunca da bu şekilde kalmıştır. Bu hastalıklı ciğerin frekansı rahatsızlığından dolayı 58 olmuş ve aslında 40 olmalıdır. Böyle bir durumda bu hasta günlerce bu madende kaldığında eninde sonunda maddesi de enerjisine uyum sağlayarak değişecektir ve iyileşecektir. Herşey sadece zamana bağlıdır. Fakat herkesin böyle bir madene gitme imkanı olmadığından bu uygulamanın evde ‘sole’ ile gerçekleşmesi sağlanabilir.

16- Himalaya kristalinin içinde var olduğu söylenen ışık enerjisi ölçülebilir mi?

Himalaya’dan gelen böyle yüksek basınç altında oluşmuş olan bir kristal tuza biyofotonemisyon ölçümleri yapıldığında, bu da onun ışık enerjisinin ölçülmesi anlamına geliyor, başka kristal tuzlarla karşılaştırmada bu tuzun mükemmel kristal yapısından dolayı 100 misli daha fazla enerji dolu olduğu ortaya çıkıyor.

Bu tuzu doğal su ile karıştırdığınızda, kısa bir süre içinde % 26’lık sole dediğimiz bir karışım oluşacaktır. Bu karışımın çok yüksek dezenfektan etkisi olduğundan uzun süre saklanabilir. Bu sole’den her gün 1 çay kaşığı dolusu alıp bir bardak doğal su ile birlikte içen 123 hasta üzerinde yapılan kan ve idrar testlerinin sonucu aslında ayrıştırılamayan hayvansal albüminin bile tekrar idrarla dışarıya atılabildiği görülmüştür. Kanda tuzdan dolayı oluşan düzen şekilleri bu kadar güçlü! Aslında kanımız deniz suyu-benzeri bir sıvıdan başka bir şey değil.

17- Sole ne kadar zamanda vücudumda etkisini göstermeye başlıyor?

Sole’ den her gün bir çay kaşığı kadar doğal su ile karışık içtiğinizde 6 dakika içinde elektrolit dengenizi düzeltmiş oluyorsunuz. Burada enteresan olan bedenimizin asit-baz dengesini tuzun sağlıyor olması. Normal koşullarda bedenimizde %70 baz ve % 30 asit olmalı, fakat gıdalarımızın endüstriyelleşmesinden dolayı bu denge %80 asit – % 20 baz’a doğru kaymış durumda. Uzun vadede fazla ekşimeden dolayı, hücrelerimizin strüktürleri de bozulmaya başlıyor.

Kanserli hastaların %90’ında kronik ekşime olduğunu ve bu hastaların %98’inin kanlarında hayvansal albümin olduğunu biliyor muydunuz? Sadece bir çay kaşığı Himalaya tuz solesi ile 6 dakika içinde vücutta bulunan 650 çeşit mikrop, bakteri, virüs ve mantar çeşitlerinin nötralize olmasının mümkün olacağını biliyor muydunuz? Bu da doğal olarak, bedeninizde tekrar strüktür, geometri, koruyucu duvarlar oluştuğu için böyle gerçekleşecektir.

18- Midemdeki ekşimeye solenin etkisi nedir?

Midenizde zaman zaman ekşime hissettiğinizde bir bikarbonat hapı alırken, aslında hidroklorür üretimini teşvik etmiş olduğunuzun farkında değilsiniz. Bedeninize kendi muhteviyatında ne varsa onu vermelisiniz, böylece kendi kendini nötralize edebilecektir. ‘Sole’ bedeninizden atıkların çıkmasına yardımcı olacaktır. Örneğin et yediğinizde, et bedeninizde çürümek zorunda. Çürüme işleminden sonra atıkları çok hızlı bir şekilde atamayınca kanda yine fazla ekşime oluşuyor. Bu da bağırsaklarda çürüme işlemine sebep oluyor. ‘Sole’yi böyle bir durumda içme kürü olarak uyguladığınızda birkaç gün ishal olacak ve bedeninizin kendi kendini rejenere etmesine yardımcı olacaksınız.

19- Himalaya tuzlu suyunu ne zamana kadar kullanmalıyım?

şu husus kesinlikle unutulmamalı, tuzlu su kürü bir ilaç değil, vücudun zorunlu besin kaynağıdır. Doğal tuzdaki 84 mineral hücrede proteine dönüşüp hücreyi besler. Bir tuz molekülüne tutunup hücreye giren su ise tuzda ki mineralleri proteine çevirip besine dönüştürürken, kendiside hücre içi ve dışı sıvıda enerjiye dönüşür. Çünkü vücudun enerji kaynağı sudur. Bundan dolayı bu iki madde vücudun temel ve zorunlu besin maddeleridir. Bu temel besin ve enerji kaynaklarını yaşamımızın sonuna kadar belli miktarlarda ve kalitede vücudumuza almamız gerekir. Vücudumuzun bütün hastalıklardan kurtulmasının ve korunmasının tek yolu rafine edilmemiş bir miktar doğal tuz ve günde 2–2,5 litre temiz su içmek ve bunu yaşamımızın sonuna kadar düzenli olarak yapmaktır.

Bu yazılarımız ilginizi çekebilir: 


Kaynak: Cosmic Life

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here