Grip Aşısı Olmalı Mıyız? Grip Aşısının Koruyuculuğu Ne Kadar?

Grip Nedir?

Kış Hastalıkları arasında en çok görünen Grip, influenza adı verilen virüs tarafından meydana getirilen; 39 derece ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bitkinlik, titreme, baş ağrısı ve kuru öksürük gibi belirtilerle ortaya çıkan bir mevsim hastalığıdır.

Grip kış aylarında yaklaşık 6-8 hafta kadar etkili olur. Etken influenza virüsü A, B, ve C tiplerine sahiptir. C tipi insanlarda hastalık yapmaz. İnfluenza A, daha hafif seyreder. Tip B ise daha çok çocukları etkiler.

Grip virüsleri kolay ve hızlı mutasyona uğrarlar

Gribe neden olan influenza virüsleri, yapıları gereği çok kolay ve hızlı mutasyona uğrarlar. Bu özellikleri nedeniyle, tarihin ilk çağlarından beri grip salgınlarına yol açtıkları kayıtlara geçmiştir.

Fakat gelişen teknolojinin getirdiği ulaşım kolaylıkları, günümüzde çok daha farklı salgınlara yol açmaktadır. Eskiden yaşanan salgınlar, bölgesel olarak kalıyordu.

Oysa günümüzde seyahat imkanlarının artması nedeniyle, bir kıta da başlayan salgınların çok hızlı bir şekilde diğer kıtalara da sıçradığını görebiliyoruz.

Gribe Karşı Nasıl Daha Dirençli Oluruz?

Grip

Gripten korunmak için alınacak ilk tedbir, bireylerin bağışıklık sistemlerinin güçlü olmasını ve kişisel hijyen kurallarının uygulanmasını sağlamaktır.

Kişinin daha önce geçirdiği grip enfeksiyonlarına karşı vücudunda gelişen bağışıklık, gripten korunmada en önemli faktördür. Yani, daha önce sık sık grip virüsüne temas etmiş kişilerin, temas etmeyenlere göre gribe dirençleri daha yüksektir.

Sadece düzenli el yıkama alışkanlığını yerleştirmek ve kapalı ortamların düzenli olarak havalandırılmasını sağlamak bile, grip salgınlarından korunmada oldukça önemlidir.


Grip Aşısı Olmalı Mıyız?

Grip aşısı

Yazının başında vurguladığımız gibi, grip virüsü sürekli olarak mutasyona uğrar. Yani, önümüzdeki yıllarda grip hastalığına yol açacak virüsün hangisi olduğunu bugünden bilmemiz mümkün değildir.

Her sene yenilenen grip aşıları, bir önceki senenin senenin grip virüsü suşlarına (ailesine, alt grubuna) göre hazırlanır.

Sadece geçmiş dönemde hastalık yaptığı tespit edilmiş olan virüslerden korur. Oysa, gelecek dönemde hastalık yapacak olan yeni grip virüslerinden korumaz.

Peki, ne amaçla grip aşısı oluyorsunuz?

Gelecek dönemde gripten korunmak için. Oysa grip aşısı, sizi gelecekteki grip virüslerine karşı korumaz.

Grip aşısının yaptırdığınız günden sonra oluşacak yeni grip virüsü tiplerine karşı koruyuculuğu SIFIRDIR!

Grip salgınından ölenlerin %90’ından fazlası 65 yaş üstü hastalardır. Dolayısıyla, grip aşısından beklenen en büyük fayda, bu yaş grubunu korumasıdır.

Grip Aşısının Koruyuculuğu Ne Kadar?

Peki, 65 yaş üstünde grip aşısının koruyuculuğu ne kadar? Sadece %9! Yanlış okumadınız, sadece yüzde dokuz! Bu rakamı kim veriyor?

Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC-Center for Disease Control and Prevention). %9 koruyan bir aşı, yeterince koruyor denilebilir mi?

Minnesota Üniversitesi’nin 2011 yılında yaptığı bir araştırmada, grip aşısı hakkındaki 5.707 makale taranmış ve bunların arasından bilimsel olarak yeterli görülen 31 makalenin analizi yapılmış.

Analizde, 18-65 yaş aralığındaki koruyuculuğa da bakılmış: Sadece %59 koruduğu bulunmuş. Oysa bir aşının etkin kabul edilebilmesi için, en az %85-95 arası koruyuculuğunun olması gerekir.

Grip hastalığı açısından bir başka önemli risk grubu, 2 yaş altı çocuklardır. Bu yaş grubunda grip aşısının etkinliği ile ilgili olarak, Cochrane grubu bir araştırma yürüttü ve bu yaş grubunda grip aşısının koruyuculuğu hakkında yeterli kanıt olmadığı ortaya çıktı.

Grip aşısının koruyuculuğu ve güvenilirliği ile ilgili yeterli bilimsel kanıt yok!

Çocuklarda grip

Grip aşısının en fazla yapıldığı grup 2 yaş altı çocuklar. ABDde bu yaş grubundaki çocukların %76.2’sine grip aşısı yapılıyor.

ikinci sırada ise 65 yaş üstü yaşlılar geliyor. Yine ABD’de 65 yaş üstü yaşlıların %66.2’sine grip aşısı yapılıyor. Ne kadar çarpıcı bir ironidir ki, bahsedilen bu gruplarda grip aşısının koruyuculuğu ve güvenilirliği ile ilgili yeterli bilimsel kanıt yok!

Grip aşısının etkisi ne kadar sürer?

Enfeksiyon Hastalıkları Araştırma ve Politika Merkezi (Center for infectious Disease Research and Policy) adlı kuruluş, 2012 yılının Ekim ayında yayınladığı raporda grip aşıları hakkında 1936’dan beri yayınlanmış 12.000’in üzerinde tıbbi dokümanı inceledi.

Bu analiz sonucunda grip aşılarının koruyuculuğunun yetişkinlerde yeterli seviyede olmadığını (sadece %59); çocuklarda ve yaşlılarda ise koruyuculuğuna dair hiç bir bulgu olmadığını açıkladılar.

Avrupa’da yapılan iki çalışmada, grip aşısının uygulandıktan 3 ay sonraki koruyuculuğuna bakıldı; Koruyuculuk, bir çalışmada sıfır, diğerinde eksi bir olarak bulundu.

İnsan sağlığını tehdit edebilecek kalite hataları

Üstelik, grip aşıları yan etkisi olmayan masum aşılar değil. Yapılan çalışmalarda, grip aşısının felçlere neden olan Guillain-Barre sendromuna yakalanma riskini artırdığı gösterildi.

Avrupa’da pek çok ülke, geçtiğimiz yıllarda grip aşılarını piyasadan toplattı: İtalya, İspanya, Fransa ve Almanya Sağlık Bakanlıkları, toplatılan aşılarda, “İnsan sağlığını tehdit edebilecek kalite hataları” olduğunu açıkladılar.

2014 yılının son aylarında, İtalya’da 11 kişinin grip aşısına bağlı nedenlerle hayatını kaybettiği bildirildi.

Grip aşısının koruyuculuğuna, hekimler bile inanmıyor.

Grip aşısı

Akdeniz Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada, hekimlerin sadece %14’ünün grip aşısı yaptırdığı ortaya çıktı.

Yani firmaların bunca pazarlama çalışması hekimleri inandıramamış, %86’sı grip aşısını yaptırmamış.

Grip aşısı, dünyada hiçbir ülkenin zorunlu aşı programında bulunmamaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2014 yılının Aralık ayında bir açıklama yayınlayarak, 2014 yılında üretilen grip aşısının, gribe karşı hiçbir koruyuculuğu olmadığını ve yaptırılmasının bir anlamı olmadığını bildirdi.

Velhasılıkelam, ben bir hekim olarak, grip aşısını hiç kimseye önermiyorum.


Gripten Nasıl Korunacağız?

Bağışıklık sistemini güçlendirmek için yapılacak ilk iş, beslenmeyi düzenlemektir. Öğün atlamanın ve uzun süre aç kalmanın bağışıklık sistemini baskıladığı bilimsel yayınlarla gösterilmiştir. Düzenli yemek yenmeli, öğün atlanmamalıdır.

probiyotikler

Probiyotikler (faydalı bakteriler), enfeksiyon yapan ajanları engelleyebilme yeteneğine sahiptir.

Bol miktarda probiyotik içeren fermente besinler, yani tarhana çorbası, ev turşusu, ev yoğurdu yemek enfeksiyonlardan korunmakta önemlidir.

Özellikle son 1 yıl içinde eğer antibiyotik tedavisi alınmışsa, probiyotikler kaybedilmiş olacağından, mutlaka probiyotik takviyesi alınmalıdır.

Antibiyotik Probiyotiklerin %95’in Öldürüyor

Bir kür antibiyotik almak, vücuttaki probiyotiklerin %95’inin kaybına neden oluyor. Japon bilim adamları, geçen sene yaptıkları bir yayında şalgam suyunun grip virüsü üzerinde etkili olduğunu ve grip hastalığını iyileştirmede etkili olduğunu ispatladılar.

Mevsim gıdalarını tüketin

Mevsimi dışındaki sebze meyveleri tüketmeyin. Doğanın dengesi sizi grip ve kış hastalıklarından koruyacaktır. Bir kök kerevizin, toprağın altında, kış soğuğunda hayatta kalabilmek için ne kadar çaba harcadığını ve bünyesinde hangi maddeleri ürettiğini düşünün.

Bu kerevizi yediğiniz zaman, kerevizin kış soğuğunda hayatta kalmasını sağlayan bu maddeler, sizin de kış hastalıklarına ve grip virüslerine karşı korunmanızı sağlayacaktır.

Mevsim dışı üretilen taze sebze ve meyveler yüksek oranda tarım ilacı ve hormon barındırırlar. Bu kimyasal maddeler bağışıklık sistemi için zehirdir.

Paça çorbası ve işkembe çorbası gibi çorbalar, hem yüksek oranda kolajen, hem de kök hücre içerir. Bağışıklığı desteklerler. Düzenli tüketmekte fayda vardır.

Kolesterol vücudun yapı taşıdır

Vücudumuzda meydana gelen hasarlarda tamir eden faktör kolesteroldür. Bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışabilmesi için kolesterole ihtiyaç vardır.

Bu nedenle, enfeksiyonlardan korunmak için özellikle çocuklarda yağ kısıtlaması yapılmamalıdır.

Şeker, bağışıklık sistemi için zehirdir. Beslenmeden tamamen çıkarılmalıdır.

Hayatın özü dengedir. İnsan organizması bir denge organizmasıdır. Dengeyi bozmamak, huzurlu ve mutlu yaşamaya gayret göstermek, sağlıklı yaşamın anahtarıdır.

Kaynak Kitap: Dr. Ümit Aktaş-Bitkisel Kürlerle İlaçsız Yaşam


Dr. Ümit Aktaş Kimdir?

Dr. Ümit Aktaş
Fitoterapi Uzmanı, M.Sc., PhD (C) Akupunktur Uzmanı, M.D.

1970 doğumlu olan Dr. Ümit Aktaş, Türkiye’de Fitoterapi uzmanı olarak eğitim alan ilk Tıp doktorlarından bir tanesidir.

Tıp Fakültesi eğitimini Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, Akupunktur Uzmanlık eğitimini Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, Fitoterapi Yüksek Lisans eğitimini ise Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde tamamlamıştır.

İstanbul’da kendi kliniğinde hasta kabul eden Dr. Ümit Aktaş, halen Bahçeşehir Üniversitesi Fitoterapi Eğitim Koordinatörü olarak görev yapmaktadır.

Web Sites: https://www.umitaktas.com/

Dr. Ümit Aktaş’ın Kitapları

İLAÇSIZ YAŞAM, (2013). AKTAŞ ÜMİT, Hayy Kitap, Basım sayısı:12, Sayfa Sayısı 240, ISBN: 6055181185, Türkçe

BİTKİSEL KÜRLERLE İLAÇSIZ TEDAVİ, (2015). AKTAŞ ÜMİT, Hayy Kitap, Basım sayısı:7, Sayfa Sayısı 182, ISBN: 6059841085, Türkçe

MUTLULUK KÜRLERİ , (2016). AKTAŞ ÜMİT, Hayy Kitap, Basım sayısı:8, Sayfa Sayısı 312, ISBN: 9786059841658, Türkçe

DİYABET VE ZAYIFLAMA KÜRLERİ , (2017). AKTAŞ ÜMİT, Hayy Kitap, Basım sayısı:2, Sayfa Sayısı 359, ISBN: 9789752477162, Türkçe

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here